Sunumunuzu Dinlenir Kılacak Öneriler Bölüm 2

Evet sevgili okur, kaldığımız yerden devam edelim. Bu arada Türkçe yazmak İngilizce yazmak kadar keyifliymiş. Bölüm bölüm yazıyor olmam tamamen sizi uzun soluklu bir yazının içine gömmek istemememden kaynaklanıyor, yoksa kitap falan çıkaracak değilim.

Bu yazıda biraz daha derinlere ineceğim, daha fazla gözlemlediğim ayrıntılara takılacağım benden söylemesi, alınmaca darılmaca olmasın sonra.

Sunum Yapacağınız Toplulukları Önceden Keşfedin

keep-calm-and-know-me-8

Gel tanışalım önce ben kısaca B.E.

Geçen yazıda “Kullandığınız Dile Hakim Olun” kısmında bahsetmiştim. Konunuzu doğru anlatmak kadar sizin konuşmanızı doğru ve akıcı yapmanız da önemli diye. Konunuzu ve konuşmanızı hazırlamadan önce bence ilk adım kesinlikle konuşacağınız kitlenin kim olduğunu bilmek. Bir grup şirket temsilcisine mi konuşacaksınız? Aynı ilgi alanında ama farklı branşlardan çalışan bir topluluğa mı hitap edeceksiniz? Yoksa bir öğrenci topluluğunun organizasyonuna mı katılacaksınız?

“Hazırladım bir tane sunum, hepsine aynı şeyi anlatırım işte konu değişmedikçe” diyenler çoğunlukta. Durum yine yanlış yolda ilerliyor, haydi bir kontrol altına alalım. Bilinmesi gereken ilk şey herkese aynı şeyi anlatamayacağınız. Bu, bir restoran sahibi olup da etobur müşterinize de vejeteryan müşterinize de aynı menüyü sunmaktan pek de farklı değil bence. Böyle giderseniz o restoran fazla yaşamaz haberiniz olsun. Bunun gibi sayısız örnek verebilirim hipotezinizi çürütmek için.

Bu tür detayları bilen ve buna göre hazırlanan konuşmacılar da yok değil. Bilmelisiniz ki fazlasıyla azınlıktasınız. Bir sene içerisinde tam üç farklı yerde sunumunu izleme fırsatını bulduğum bir konuşmacının aynı sunumunu dinlemek beni fazlasıyla hayal kırıklığına uğratmıştı. Çünkü bulunduğu ortamlardan ikisi şirket tanıtım sunumu diğeriyse bir üniversite organizasyonuydu.

Bir öğrenciye bir müşteri gibi yaklaşmak ne kadar doğru tartışılır ama bunun öğrencinin dikkatini çekmeyeceği kesin. Aynı şekilde belli bir seviyedeki müşteriye de eğitim amaçlı sunum yapmak çok da akıl karı değildir. Bu yüzden karşınızdaki insan sizden ne istiyor, ne bekliyorsa menünüzü ona göre hazırlayın derim ben. Sizi anlamayan biri sizi dinlemeyecektir emin olun.

Ne Standupçı Olun, Ne de Kasıntı

Ne demiş atalarımız azı karar çoğu zarar…

Hayatımda dinlemekten en nefret ettiğim şeylerdendir: kendileriyle böbürlenirken eğlenceli olduğunu sanan insanlar. Hatta son zamanlarda bu olay, kendileriyle dalga geçen “standupçı” çakmalarına döndü.

Evet, sunum sıradanlaşmaya başladığında nokta atışı yapan ve bütün ilgi alakayı kendine çeken “çok az” yabancı ve Türkçe sunumu hayranlıkla izlediğim doğrudur ama gelin görün ki bir o kadar da eline yüzüne bulaştıran tanıdım ve böyle giderse tanımaya devam edeceğim.

Katlanamadığım sunumlarda ben (TEMSİLİ)

Kasma güzel kardeşim kasma ya da fazla senli benli olma! Siz şaklabanlılarınızla eğlendirdiğinizi veya iki eliniz cebinizde bir oraya bir buraya salınıp dikkat çektiğinizi sanırken aslında insanlar sunumunuzdan çok sizin hakkınızda düşünmeye, kendilerince yorum yapmaya başlıyorlar. Ne konunuz ne konumunuz kalıyor sunumunuzdan geriye. Özellikle öğrenci topluluları sunumlarında (keza yaşanmış hikayelerden çıkarılması gereken derslerdir) seçtiğiniz espirilere ya da cool olmak adına takındığınız tavırlara dikkat edin, mazallah kendinizi bazı sözlüklerde malzeme olarak görebilirsiniz.

Rahat olun dedik, koyver gitsin demedik ya da ağır olun dedik ama kasıntı olun demedik. Dozunu iyi ayarlayın. Sunumun gidişatına göre hareket edin. Mesala ortam fazla mı ciddileşti patlatın hayattanızdan eğlenceli bir örnek, ya da çok mu cıvıdı biraz back to reality. Aklıma ilk sürücü eğitiminde hocamın söyledikleri geldi: “Gaz-fren, gaz-fren” :P

Kısaca kontrol sizde, malzemeniz sunumunuzken kendiniz malzeme olmayın!

Biliyorum, son yazdıklarım biraz aşırı ve eleştiri içerikli olabilir. Ama inanın o kadar saçma sunumlar izledim o kadar hayal kırıklığına uğradım ki, bunlar gözlemlediğim beni en çok irite eden detaylardı. Daha da fazla olanları var tabiki ama hepsini genellemek yanlış ve haksızlık olur.

Bu post altına yazılabilecek çok başlık var aslında ama aklıma gelen en belirgin dört tanesini bu şekilde paylaşmak istedim. Amacınız başarılı bir sunumsa eğer, ciddiye almanız gerek en önemli şey dinleyicileriniz. Bu yüzden powerpointlerinizi güzelleştirecek tekniklerin dışında sunumunuzu dinlenir kılmaya da özen gösterin, böylece daha çok dikkat çeker daha çok ciddiye alınırsınız bence. Biz dinleyicilerinizi de güzel sunumlardan mahrum bırakmamış olursunuz. Umarım yeterince derdimi anlatabilmişimdir. (Yazar burda dert derken cidden bu konuları kendine dert edinmiştir, kesinlikle mecaz anlamla alakası yoktur.)

Herkese güzel haftasonları,
B.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s